Ergen Psikolojisi

Ergenlik dönemi dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönemde ergenler biyolojik gelişimin yanı sıra psikolojik,zihinsel ve sosyal açıdan gelişir,olgunlaşırlar. Ergenlik dönemi hem ergen için hem de ergenin ailesi için zor bir dönemdir. Ergen; bedensel,cinsel,sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim aşamalarında yaşadığı süreçler sebebiyle kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.

Aile, ergeni anlamakta güçlük çekerken ergen de ailesi tarafından anlaşılmadığını düşünür, bu nedenle aile içinde çok büyük problemler yaşanabilmektedir. Ergen tarafından kendini bir grubun parçası olarak görmenin ne derece önemli olduğunun anne ve baba tarafından normal karşılanması gerekmektedir. Arkadaşları arasında benimsenen bir tarzda giyinmenin, saç modeli yaptırmanın, popüler olan sözcükleri kullanmanın altında yatan sebeplerin yaşıtları arasında sevilen, takdir gören bir birey olmak için yapıldığını bilmek anne ve babanın kafasındaki bir çok soru işaretine çözüm olacaktır. Bunu göz ardı ederek ergenlerin çok hassas oldukları dış görünüşleri hakkında yapılan eleştiriler anne-baba-çocuk ilişkisini gereksiz tartışmalara sürükleyecektir. Ergenlik döneminde çocukların gelişimine en büyük katkıyı sağlayacak olan; anne ve babaların aralarında kurdukları iletişim şeklidir. Konuşurken yargılayıcı bir ses tonundan kaçınmak, sakince konuşmaya çalışmak, ilginç bir sohbet konusu bulmak ve bunu devam ettirmeye çabalamak doğru ve etkili bir iletişim için basit gibi görünen etkili bir yöntemdir. Anne ve babanın yaklaşımları çocukların ileride nasıl bir birey olacağını da etkilemektedir.

Çocukların aşırı koruma ve kontrol altına alınmaları onlarda başkalarına bağımlı, kendine güvensiz bir kişiliğin oluşmasına sebep olur bunun tam karşıtı olan hiç bir hareketi sınırlandırılmadan, her olumlu davranışı abartılan yani aşırı hoş görülü ortamda büyüyen bireyler ise sürekli başkalarının dikkatini çekmek isteyen ve karşı tarafı yönetmeye çalışan bir tutum içine de girebilirler. Baskıcı bir tutumla yaklaşan anne babanın çocuklarında da başkalarının ne düşündüğüne fazlaca önem veren, pasif, girdiği ortamlarda hep geri planda kalan bir kişilik ortaya çıkabilir ancak çocuğa belirli sorumluluklar veren, onu başarması için cesaretlendiren ve ona yeni karşılaşacağı durumlarda oluşabilecek problemleri çözebilmesine yarayacak becerileri kazandıran ailelerin çocukları gerçek hayatın içine girdiklerinde daha kolay uyum sağlamaktadırlar.

Tüm anne ve babaların unutmaması gereken en önemli nokta ; çocuklar en yakın çevrelerinde bulunan anne babalarının iyi veya kötü özelliklerini model alarak olaylar karşısında kendi davranış ve tutumlarını oluştururlar. Anne babanın olumlu ve güçlü iletişim tarzı kısa zamanda çocuk tarafından fark edilecek ve o da elinden geldiğince bunu yaşamında uygulamaya başlayacaktır. Sadece ergenlik dönemi için değil tüm dönemlerde, iletişimin doğru ve kaliteli olması anne-baba-çocuk ilişkisinin de aynı derecede güçlü ve sağlam olmasını sağlar. Bu dönemde ergenlerin aileden uzaklaşmadan, kendilerini yalnız hissetmeden ileride hayatlarını etkileyebilecek olan kararları almaları ve doğru seçimler yapmaları büyük ölçüde anne baba tutumlarına bağlıdır.